Haziran 16, 2010

Etik ve Ahlak Üzerine

Bir süredir etik ve ahlak kavramlarına takmış durumdayım. Biliyorsunuz, neredeyse her meslekte etik kuralları belirlenir, bir kaç google araması ile siz de kendi mesleğiniz ile ilgili belirtilen etik kurallarına ulaşabilirsiniz. Bir kaç google araması şu şekilde:


Ama etik kuralları içerisinde listelenen ama bir şekilde uyulmayan bir kurala bu ülkede ne kadar tahammül gösterilebildiği beni ciddi biçimde şaşırtıyor. Bu tür sorunlar başka ülkelerde yok demiyorum ama bu ülkede bunlara daha fazla tahammül var diyorum. Mesela şuna benzer bir haberin Türkiye için geçerli olabileceğini düşünüyor musunuz?
"Japonya’nın sekiz aylık başbakanı Yukio Hatoyama, istifasını verdi. Hatoyama seçimlerden önce ülkenin güneyindeki Okinawa Adası’nda bulunan bir ABD üssünü kapatma sözü vermiş ancak geçen sekiz aylık sürede bu vaadini yerine getirememişti. Başbakan’ın istifasında bu durum etkili oldu."
Tekrar ediyorum; ben demiyorum ki etik çerçevesinde değerlendirilen ve olumsuz yönde gelişen olaylar sadece Türkiye'de oluyor. Bunlar dünyanın her yerinde oluyor. Bu etik dışı davranışlara tahammülün sebebinin aslında "etik" kavramın kendisi mi diye düşünmeye başladım bir süredir.

TDK sözlüğe göre etik ve ahlak kelimeleri şu anlamlara geliyor;
Etik: Çeşitli meslek kolları arasında tarafların uyması veya kaçınması gereken davranışlar bütünü.
Ahlak: Bir toplum içinde kişilerin uymak zorunda oldukları davranış biçimleri ve kuralları.

Buradan da anlaşılacağı gibi, etik meslek kollarını (toplumu değil) ilgilendiren bir konu iken, ahlak toplumu ilgilendiren bir konu. Demek ki "ahlak" kategorisine sokulabilen konularla toplum bu sebeple daha çok ilgileniyor ya da dikkate alıyor.

Şimdi iki örnek cümle vereyim;
  1. Bu adam etik davranışlar sergiliyor.
  2. Bu adam ahlaksızın biridir.
Hangi cümlenin daha vurucu olduğunu tahmin etmek zor değil, çoğu kişi buna ikinci cümle diyecektir. Çünkü toplum üzerinde ahlak daha büyük bir etkiye sahiptir. Aslında bunun gerçekten de böyle olduğu anlamak hiç zor değil gerçek dünya örneklerine bakara bu anlaşılabilir. Her alan gibi siyaset ve politika da etik ve ahlak kavramlarından etkileniyor elbette. Bir siyaset adamı var ve oğlu bir şirket kuruyor, çocuk yurt dışından mal getirecek ama vergilerle ilgili bir sıkıntısı var, baba hemen bir kanun ile oğluna yardımcı oluyor. Bunun gibi onlarca örnek verilebilir, gerek şu andan gerekse önceki hükümetlerde buna benzer örnekler bulunabileceğini biliyorum. Bu olay etik kategorisinde değerlendirilir zira siyaset adamı etik olmayan bir davranış sergilemiştir. Bu olay ahlak kategorisinde de değerlendirilebilir belki ama toplumun ahlak olgusu tam olarak bunu içermemektedir. Peki toplum ahlak olgusu neyi içeriyor? Şimdi başka bir örnek vereyim; diyelim bir siyasetçinin karısını aldattığı zaman içinde ortaya çıktı. Şüphe götürmez bir gerçektir ki bu adam istifa edecektir zira toplum bunu ahlak dışı bir davranış olarak görecektir.

Buna benzer örnekler gerek siyaset için gerekse başka alanlar için çok rahat bir şekilde verilebilir. Ama benim asıl anlatmak istediğim ahlak olgusu içinde değerlendirilen konuların etik olgusu içinde değerlendirilen konulardan toplum için çok daha önemli olması.

İşte bu toplumda çözülmesi gereken sorunlardan biri de bu gibi gözüküyor.

0 comments: