Ar-Ge faaliyetleri için vergilerde %100'e yakın indirimler yapılacak[1]. Dikkatimi çeken bir nokta, haberde vergi indiriminin amacının yabancı sermayalerin Türkiye'ye girişinin daha kolay olacağını belirtmesi ve bunun üzerine yoğunlaşması. Dikkatinizi çekiyorum; asıl amaç Türkiye'deki KOBI'lerde yapılan ar-ge'leri desteklemek değil, yurt dışındaki dev şirketleri Türkiye'ye çekmek. Nedir yani biz Çin, Hindistan gibi ucuz iş gücü mü sağlayacağız bu adamlara diyordum ki, haberin devamında şöyle yazıyor.
"""Yine milyarlarca dolarlık bütçeyi Ar-Ge'ye tahsis eden dünya devlerinin, çalışmalarının bir bölümünü Türkiye'ye kaydırması bekleniyor. Bunun ilk örneğini, Kanadalı telekom ekipmanları firması Nortel verdi. Söz konusu yatırımı değerlendiren Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı Başkanı Alpaslan Korkmaz, "10,5 milyar dolarlık cirosu ve 30 bin çalışanı olan şirketin yatırımı niye önemli? Cevabı, CEO'su Mike Zafirovski'nin şu sözlerinde saklı: 15 sene önce General Electric'in üst düzey yöneticisi iken bilgi işlem merkezini Hindistan'da kurmuştuk. 350 kişilik kadro şimdi 15 bine ulaştı. Türkiye'ye Nortel'in mükemmeliyet merkezini açtık. 750 kişi çalışıyor. Gideceğimiz yeri siz hesaplayın." diyor."""
Nedir yani, Hindistan gibi ucuz işçi sürüsü olmak övünülecek bir durum mu? Bu yazıyı okuduktan bir kaç gün sonra da Tayyip çıkıp en "az üç çocuk doğurun" diyor. 2002 yılında "Allah ne verdiyse" demişti, biraz insafa gelmiş. Tayyip'in buradaki amacı, işsiz ordusuna binlerce daha işsiz katmak, ucuz iş gücü sağlamak ve az önce bahsettiğim yasalar gibi yasaların daha kolay geçmesini mi sağlamak? Oysa kendisi de çocuk yetiştirmenin ne kadar zor olduğunu bilmesi lazım(!), malum bir çocuğu burslu okumuştu.
[1] http://www.haberturk.com/haber.asp?id=59090&cat=210&dt=2008/03/04
Mart 13, 2008
Ar-Ge'lere vergi indirimi ve ucuz iş gücü
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

5 yorum:
Zaten başbakanımız sizin askerlik arkadaşınız ona tayyip şeklinde rahatlıkla hitap edebilirsiniz.
Şehitlere 'kelle', terörist başı Öcalan'a 'sayın' diyen, şehit olan askerlerin ardından 'askerlik yan gelip yatma yeri değildir' diyen biriyle zaten asker arkadaşı olmak istemezdim.
Ayrıca, asıl yazdığım konuya odaklanmanızı tercih ederdim.
Nasıl hitap etmemizi isterdiniz?
Şeyh? Şeyhülislam? Padişah? Baş vezir?
Kraldan fazla kralcı olmanın anlamı yok herkes "Sayın" başbakana saygı duymak zorunda değil. -en azından şimdilik-
Saygı duyarsın veya duymazsın hitap şeklin o kişinin durumundan çok senin seviyeni gösterir.
Apartman kapıcına bile ABC bey diye çağırırken sevsende sevmesende Türkiye Cumhuriyeti Başbakanını sadece ismiyle anmak doğru bir davranış değildir.
Evet sanırım siz haklısınız...
Saygı...Tıpkı hiç tanımadığınız, görmediğiniz birisine "sen" diye hitap edebilmek gibi bir "Saygı"...
İyi günler dilerim...
Yorum Gönder